ARILAR SALKIMDA












değerli arıcılar
bulunduğumuz yer deniz sevyesi
çaydan polen sarmaşıktan bal geldi
bölgemizde
yukardaki çiçekten polen geldiği sürece yumurta atışı devam eder
ekim ayı sonuna kadar arılarda yavru durumu devam etti
normalde kasım 15 arılar yavruyu kesiyor
aralık ocak şubat ayında
salkım içinde çok az miktarda yumurta atıyor
bunu geçen yıllarda gördük
kısaca arılar 12 yumurta atmakta
bu yıl erken yumurtayı kestiler
arıların erkenden yumurtayı kesmemeleri için

1-kuluçkalıkta gereken bal bırakılmalıdır
2-hemen şerbetleme ve keklemeye başlamalıdır
3-arılar sıkıştırılmalıdır
4-aşırı şerbet verilmemelidir az az sık aralıklarla devam etmelidir
5-fazla çıtalar kovandan çıkarılmalıdır
6-arılar sıcak tutulmalıdır

gerekli olan bilgiler ve gözlemelr bu blogda mevcuttur
şu an arılar havalar soğudu salkıma girdi
uygun zamanda tekrar açarak kontrol yapacağız
durumu arıcılarımızla resimlerle paylaşacağız

AKASYA- 2

BİTKİLER ŞEKER ORAN (I%)

SÖĞÜT 60
YABANI YONCA 52
KİRAZ 50-60
ELMA 50
PAMUK 41
YONCA 35-60
ŞEFTALİ 16-40
***********
AKASYA 63,2
************
İHLAMUR 33,6
PORTAKAL .10-30
AYÇİÇEĞİ 31,6
ERİK 50-60
ARMUT .4-30
BEYAZ ÜÇGÜL 41,1
ÇAYIR ÜÇGÜLÜ 34,3
KORUNGA 55,4
ADİ FİĞ 56,5
KAYISI 12


değerli arıcılar
arıcılıkta en önemli konu
bal ve bal verimini artırılmasıdır
arıcının görevi budur
arıcılığa başladığımzıdan beri
hedefimzi ve çalışmamız bu yondedir
ana arı üretim işi arıcılığımızın diğer bir koludur
biz bal üreticisiyiz
arıcılıkta
arıcının bilgisi kadar çevre ve ballı bitkilerde çok önemlidir
arılar şeker oranı yüksek bitkileri çok severler
akasyada bunlardan biridir
ne yazıkki akasya oranı olarak bölgemiz düşüktür
kestanenin yerini dolduramaz fakat
akasyanın arıcılığa katkısını
ne mucizeler yapabileceğini
aşağıdaki blogda görmektesiniz




AKASYANIN ÖNEMİ NEDİR




sağol varol fatih kardeşim

BALLI BİTKİLERDEN AKASYA




Akasya ballı çiçekler yönünden
% 63 şeker oranı ile değerli ballı bitkilerdendir
ARICILIK İÇİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR
mutlaka arılıkta olması gereken ağaçlarımız arasındadır
arıların gelişim döneminde ve bal oranının artmasında önemli rol oynar
Kestaneden sonra 2 bal kaynağı adayıdır
fakat kestaneyi tahtından indiremez
bulunduğumzu yer akasya yönünden zengin değil fakat idare ediyor
Dahada yayılacağını umuyoruz
Ağaç olarak yayılıcı özelliğe sahiptir
üretimi kolaydır
denemekte fayda var
2010 yılında isteyen arıcılarımıza
akasya fidanı tarafımdan ücretsiz gönderilecektir

SONBAHARDA BESLEME






video


bu arı ağustos ayında bölünen arı idi
kışlık bal miktarı az olduğu söyleniyor idi
yoğun beslemeye tabi tuttuk
bu hale geldi
kışı çıkacağını umuyoruz

HAFTA SONUNDAN











08.11.2009 RESİMLERİ



*kapalı arı görülüyor

*günlük yumurta atışı hızla azalıyor

*şubat ayında başlayan yumurta atışı devam ediyor (9 ay olacak)

*erkek arı görülüyor

*polen geliyor

*varoa ilaçlamasına devam edildi

*son kontroller yapılıyor

*hafta sonu itibariyle durum böyleydi

arılar kışı çıkarabilecekmi zaman gösterecek

ARICILIKTA BAŞARI


değerli arıcılar
sezon benim takvime göre bitti
artık kovanları kapatıp mart ayına kadar bekleyeceğiz
bu yıl sezon iyimiydi kötü müydu muhasebesini yaparak
sorgulamaya devam etmek
gelecek sezona ne yapacağız bunun planını yapmak
arıcılığa başaldığımdan beri arıcılığın püf noktalarını çözmeye çalışıyoruz
başarı sağlayabildikmi
arıların hayatını çözebildikmi
ırkları tanıyabildikmi
arıcılıkta başarı nedir
başarıya götüren ırkmı yoksa arıcımı
bu iki faktör başabaş gidiyor
bir koşuşturmaca almış başını gidiyor
tüm arıcılar ve yurt dışındaki ilim adamları arı ırklarını peşine düşmüş
arıcılığa başldığım 2000 yılından beri 10 yıl olmuş
alah bana ve diğer arıcılara arıcılıkla dolu uzun yıllar nasip etsin
*************************

zamanla anladıkkı arıcılıkta başarı sadec ırka bağlı bir olay değil
bunu zamanla çözdük gördük
oysa bir sürü arıcı ırk peşinde yabancı ülkelerde bizim arıcılarda
bu işin böye olmadığını uzun yıllar sonra anlayacaklar
ama zaman geçmiş olacak maaalesef
arıcılıkta başarı
ırk+arıcı =başarıdır
yani başarı yarı yarıyadır
teknik direktör yönetici arıcıdır
arıcı olmadan hiçbir başarı ortaya çıkamıyor
bunun için 3 unsur gerekli
1-koloni kayıt yapmak
2-istatistik yapmak
3-sorgulama yapmak
2000 yılından 2007 yılına kadar
bir sürü hatalar yapmışız
başarı sorgulama yaptığımzda gelmiş
sorgulama yaptığımızda gördükki
hatalar bizdeymiş
arı ırklarının hiçbir sücü yokmuş
fuzuli arı ırkalrının günahını almışız
arıcı bir yerde yazmış
yerli ekotip arıya kat attım
kafkas arısı sürünüyor demiş
sürünen kafkas ırkımı yoksa arıcının kendimi
aradaki farkı iyi çıkarmak lazım
sen arıyı bir bölgeden başka bölgeye götür sonra
ondan kendi bölgesindeki
performansı bekle
her taş yerinde ağırdır
arı ırklarına hakareti biz bu yıllarda görüyoruz
her ırka gereken itibarı vermemiz lazım
muğla ırkı ile eleştirilerimiz olmuştu
bu yanlış anlaşıldı
her ırk iyi değerli ama yerinde kullanılırsa
muğla ırkı kendi bölgesinde iyi
ama benim bölgeme gelirse başarı sağlayamaz
bu nedenle ırklarla ılgili konular
çok acımasızca konuşulan konular
arı ırklarımız ham işlenmiş değil kabul
fakat bu kadar hakareti haketmiyorlar
arı ırklarıyle ilgili bir ıslah yapılamadı
ama bazı arıcılar biz yaptık
kafaks*muğla =frankeştayn arı ırkı
sonuç bu
kapak açılamayan saldırgan bal az yapan
insanı arıcılıktan soğutan bir melezleme
bu nedenler sadece ırka bağlı kalmamalı
koloni yönetimindede başarı olmalıyız
bölgeye uygun arı ırkı ilr arıcı bilgi ve becerisi birleşince başarı geliyor
koloni yonetimi az çok bilen başarıyı elde eder
tekrarlayacak olursak
başarı=arı ırkı+arıcı dır

KIZILAĞAÇTAN RÜŞET


İHLAMURDAN KOVANLAR





KIZILAĞAÇTAN RUŞETLER


bölgemizde
çam
ladin
ihlamur
kızılağaçtan kovanlar yapılıyor
bu yıl bizde en son kzılağaçtan rüşet yaptırdık
arıyı aktardık
hep söylenir durulur
arı ihlamur ağacını çok sever diye
bizde şimdiye kadar her ağacı denedik
arada pek fark gözlemleyemedik
fark varda bizmi görmedik acaba

ANADOLU ARISI

bilindiği üzere arı larla ilgili bir sürü görüşler var
bunlardan biride ülkemizin yerli arısı anadolu arısıdr
kafkas azerbaycan kökenli
muğla italyan kökenli
karnıol avusturya kökenli
diğerleri ise kıbıs suriye ve iran menşelidir
karadeniz arısı ise karadeniz sahil kesimi arısıdır
kafaksında 10 tane alt ekotipi vardır
yuksekte daha farklı
alçak kesimde dah afarklı yapıdadır
bu ülkeler türkiyeye komşu olduğundan onlardan etkilenmiştir
arılar oradan oraya yayılarak gitmiştir
yani bizim yerli arımız anadolu arısıdır

****************************************

diğer bir görüş ise kafkas karnıol ıtalyan ırkları

ülkemizden alınıp ilim adamlarının kendi ülkelerine taşınması

sonucu oluşturulmuştur

bunlar daha sonra geriye dönmüştür

aynı muzda ve kıvıde olduğu gibi

dolaysısıyel bu konular ile ilgili geniş bir araştırma

ve tarih bilgisi gerekemktedir

her ırk komşuluk ve yakınlık dolayısıyle bölgeler arası

birbirinden etkilenmiş ortaya çıkmış olabilir

***********************
diğer bir görüş ise şöyledir
gezginci arıcılk başlamadan evvel
her bölgede yerli arılar mevcut idi
gezginci arıcılığın başlaması ile beraber
karadenizdeki arıcı muğlaya muğladan trakyaya
ve geri dönüşü sırasında arısını ırkının bu bölgelere
bu bölgelerdeki arıyıda kendi bölgesine taşımış oldu
buna birde her bölgeye muğla ve kafkasın dağıtılması eklenince
ortalık karışmaya başladı
bu işi nasıl çözeceğiz belli değil
bu taşıma sonucu
ekotipler kayboldu
her bölgeniz yerli adapteli arısı ortadan kayboldu
yinede yerel ekotipler ulaşılmaz bölgelerde olabilir düşüncesi taşıyoruz
sonuç olarak
enbaştan bu böyel olmamalıydı
her bölgede arıcıalrın giremeyeceği
bır izole bölge olmalıydı
ve arılar karıştığında geri alma şansı olabilecekti
fakat bu tesis edilemedi
bakalım sonuç ilerdeki yıllarda nereye varacak

yukardaki fikirler birer yorum olup
gerçek zamanla belli olacaktır
bu bilgiler ve ırklar hakkında ancak bu işi iyi bilen
ilim adamalarının ncelemesi sonucu ortaya çıkabilir
bizimkisi sadece yorumdur
bu ırklar bizim ırklarmıdır
yoksa dişardanmı gelmiştir
arıcı bu karışık ortamda ne yapacaktır
2 3 ırk berabermi kullanacak
yoksa yerel ırklamı devam edecek
bunu cevabını vermek çok zordur

HAFTA SONUNDAN





herzamanki gibi arıların yolunu tuttuk
geçen haftadaki durumun aynısı devam ediyor
görüldüğü üzere sıcaklığın etkisi ile
hem gözlerdeki balı sırlamaya hemde yavru atmaya azda olsa devam ediyorlar
sarmaşık bitti sadece polen geliyor
benim az sayıdaki kovanları kontrol ettikten sonra
resimde görülen kovanların sahibi arkadaşa yardım ettim
kovanlardan fazla çıtaları aldık
zayıf arıları kapalı arı vererek dengeledik
varoa ilaçlamasına devam edildi
sezon bu ayın sonunda kapanması lazım idi
fakat herşey havalara bağlı
çalışma takvimimiz

ilkbahar bakımı

mart 15-mayıs 1

sonbahar bakımı

ağustos 15-ekim 30 arasıdır

bu takvim iklime bağlı olarak değişiyor
arı bakım işlemleri
bayağı yorucu ama keyifli idi

ARICILIKTA SINIR YOK



17.10.2009 tarihli

LÜTFEN RESMİ TIKLAYIP BÜYÜTÜN

bu ev heyelan nedeniyel kullanılamaz hale gelmiş
arıcılarda arıyı buraya koymuşlar
geçen yıl rüzgardan arılar düşünce
çareyi tuğlaları kırıp arıları bu şekilde koymakta bulmuşlar
bu bir arı sevgisimi
yoksa bir çılgınlıkmı
bu işe ne demeli